SON DAKİKA
“KIVIRLIK KUŞLARI…”
31 Ekim 2018 - Çarşamba 07:29
S. Ahmet KAYA

Kıvırlık Kuşları, Mehmet SARMIŞ'ın son kitabı. Suriye'den Türkiye'ye göç eden Suriyeli "muhacir"lerin hayat hikâyelerini konu alan bir kitap. Bu arada, Kıvırlık Kuşları, Suriyeli göçmenlerin hikâyelerinin dışında, birde Türkiyeli "ensar"ın da Suriyeli muhacirlrle doğan ilişkileri sonucu ortaya çıkan hikâyeleri var. Kitabın diğer ilginç yanlarından biri de bu. En azından benim için bu kitabı ilginç kılan bir yönü, Suriyeli Muhacirlere yardım eden Ensarın da hikâyelerine yer verilmesi.

Suriye, her yönüyle içimizde olan bir ülke… Coğrafyasıyla, din kardeşliği ile, sınırı ile, akrabalık bağları ile, ekonomisi ve komşuluk hukuku ile… tam anlamıyla içimizde bir ülke. Ama her yönüyle… Bu yüzden, Suriye'yi ve insanlarını kendimizden azade düşünemeyiz. Özellikle Güneydoğu illerinde yaşayan insanların bir şekilde Suriye ile irtibatları var. Suriye için herhangi bir ülkeyi konuşurken söylediğimiz "Bir Ülke" deyip de kendimizden uzaklaştırmış olamayız; O tam içimizde… İşte böylesine yakın bir Ülke/Vatan Suriye… "Bir ülke" ifadesi, bu anlamda yabancı bir kavram gibi duruyor bize; "içimizdeki sınır"ın güney tarafı dersek belki daha doğru olur kanaatindeyim.

Evet, Kıvırlık Kuşları İçimizdeki Sınır'ın Güney tarafındakilerinin ve Kuzey tarafındakilerinin hayat hikâyelerini irdeliyor. Mehmet Sarmış, "Bilinsin ki insanlar böyle acılara sebebiyet vermesin, aralarındaki sorunları şiddete başvurmadan çözmenin yollarını arasın ve öğrensin" gibi bir arzu içinde bu hayat hikâyeleri kaleme almış. Bu ve buna benzer dilekler, her zaman ve her yerde dile getiriliyor. Fakat savaşlar, terör, aç gözlülük, çıkar peşinde koşmak vs. hiçbir zaman coğrafyamızda ve dünyanın diğer bölgelerinden asla eksik olmuyor. Güçlüler adaletin tek sağlayıcısı olarak kendilerini gördükleri müddetçe, bu durum her zaman ve her yerde tekerrür edecektir. İnsanlar, acı ve gözyaşı içinde hep yollara düşecek, kendilerine sıcak bir kucak arayacaklardır. Yine Ensar-Muhacir olayı yaşanacak, acı hayat hikâyeleri yüreklerimizi dağlarken, buna karşılık şovenişt, faşist, gaddar beyinler, bu acı tablo karşısında tüm lanetliklerini ortaya koyacaklardır.

İşte, kitap, bu anlamıyla yaşanan bu hayat hikâyelerini kayıt altına alarak, günün birinde bizim de başkalarının da başına böyle bir felaketin gelebileceği hesabıyla yaılan önemli bir kaynak eser. Kitap, edebi kaygıları gözetmeden, tamamen insani bir bakış açısıyla yazılmış. Eminim kitapta yer alan hikâyeler, günün birinde roman yazacaklara, film yapacaklara önemli bir kaynak-eser olacaktır. Kitabın birde böyle bir özelliği var.

Yorumunuz
İsminiz:


Yorumunuz:
Okuyucu Yorumları
Yazarın Diğer Yazıları